COVID-19 pandemisi, ofis binalarının geleceği konusunda radikal soruları gündeme getirdi. Salhaus, Sreed Ebisu T projesinde, uzaktan çalışma teknolojilerinin yaygınlaştığı bir dönemde dahi insanların çalışmak için ziyaret etmeye değer bulacağı bir mekan yaratmayı hedefledi. Bu yaklaşım, ev konforunu ve toplu çalışmanın değerini bir araya getiren bir mimariyle sonuçlandı.
Tokyo’nun Ebisu bölgesinde konumlanan Sreed Ebisu T, dokuz katlı ve toplam 564,7 m² kullanım alanına sahip bir ofis binası olarak öne çıkıyor. Yapının en dikkat çekici özelliği, çelik kolon-kiriş iskeletiyle entegre edilen “sismik ahşap kafes kabuk” sistemi. Bu hibrit yapı, yalnızca yapısal bir çözüm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda iç mekanda ahşabın sıcaklığını ve rahatlatıcı atmosferini hissettiren yeni nesil bir çalışma ortamı yaratıyor. Ahşap konstrüksiyonun sunduğu mekansal değer, çalışanların daha rahat ve verimli bir şekilde bir araya gelmesini teşvik ediyor.
Japonya’da son yıllarda yükselişe geçen çok katlı ahşap yapılar genellikle çelik veya betonarme sistemlerin yerine ahşap kullanımıyla sınırlı kalıyor. Salhaus ise Sreed Ebisu T’de, ahşabın hem yapısal hem de estetik potansiyelini maksimuma çıkaran yeni bir tipoloji geliştirdi. Projede, çelik iskeletin deprem dayanımını artıran ahşap elemanlar, aynı zamanda açıkta bırakılarak iç mekanın karakteristik bir parçası haline getirildi. Bu yaklaşım, kullanıcıların ahşabın doğal atmosferinden faydalanmasını sağlıyor.
Binanın her katında ahşapla çevrili samimi çalışma alanları oluşturulurken, ortak alanlar ve teraslar da çalışanlar arası etkileşimi artıracak şekilde tasarlandı. Merdivenler yalnızca tahliye amacıyla değil, günlük sirkülasyonun bir parçası olarak kullanılıyor ve bu alanlara yerleştirilen teraslar, farklı şirketlerden çalışanların bir araya gelerek işbirliği ve yaratıcılığı teşvik etmesine olanak tanıyor. Bu sosyal alanlar, modern ofis yaşamının dinamiklerini yeniden tanımlıyor.
Yapının teknik özellikleri arasında, her katta yasal olarak zorunlu tahliye merdiveni ve balkonları, asansör ve yangına dayanıklı yapı standardı bulunuyor. Proje, Japonya’da ahşap yapıların yaygınlaşmasında karşılaşılan yangın güvenliği ve yapısal dayanıklılık gibi zorluklara yenilikçi çözümler sunuyor. Salhaus, çelik ve ahşap birleşim noktalarının detaylandırılmasında yüksek hassasiyetli üretim ve 3D veri paylaşımıyla, iki farklı malzemenin üretim toleranslarını başarıyla yönetti.
Sreed Ebisu T, karbon emisyonlarını azaltma ve Japonya’nın orman kaynaklarını değerlendirme hedefleriyle de uyumlu. Proje, 2025 yılında A' Architecture, Building and Structure Design Award’da Silver ödülüne layık görülerek, teknik uzmanlık ve sanatsal becerinin birleşimini uluslararası arenada kanıtladı.
Sreed Ebisu T, kentte ahşap mimarinin potansiyelini yeniden tanımlayan, sürdürülebilirlik ve topluluk odaklı çalışma alanlarıyla ofis mimarisinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu yaklaşım, geleceğin ofislerinin sadece işlevsel değil, aynı zamanda ilham verici ve insan odaklı olabileceğini gösteriyor.
Proje Tasarımcıları: Motoki Yasuhara
Görsel Kredileri: Image #1:Photographer Makoto Yoshida, 2023
Image #2:Photographer Makoto Yoshida, 2023
Image #3:Photographer Makoto Yoshida, 2023
Image #3:Photographer Makoto Yoshida, 2023
Image #4:Photographer Makoto Yoshida, 2023
Proje Ekibi Üyeleri: Architect: Motoki Yasuhara
Architect: Masashi Hino
Architect: Mari Tochizawa
Structural Engeneer: Jun Sato
Proje Adı: Sreed Ebisu T
Proje Müşterisi: SAPPORO REAL ESTATE CO., LTD